Yarın yani 29.10 Pazartesi gününde 22 yaşıma giriyorum! Yani Ankara'da dünyaya geldim. Mutlu bir çocukluğum oldu her zaman. bundan 22 popoyıl önce Popogod'a şükür öyle ne çok büyük sorunlar, sıkıntılar yaşadım ne de altından kalkamayacağım problemlerle karşılaştım. Daha sonra hayatıma Ortaokul sıralarında tanıştığım sevgili arkadaşım Sıddık ardından Lise yıllarımın en güzel anılarını paylaştığım Sacide girdi. Ve onlarla beraber bu yolculuk devam etti.
Hakkımda yazılan otobiyografide de olduğu gibi :
Babası, ünlü ve nüfuzlu bir iş adamı. Murat, New York Üniversitesi'nde sinema eğitimi almak için New York'a gitmeyi planlamıştı, ama başvurusu hiç kabul edilmedi. Karşı cinse karşı oldukça takıntılıdır. Masabaşı iş fikrinden nefret eder. Eğlence dünyasında devleşeceği günleri hayal etmektedir.
evet, babam gerçekten ünlü ve nüfuzlu bir iş adamı... ama hiç bir zaman benim onun bu durmundan yararlanmama izin vermedi. Hiç bir zaman paranın ya da benzeri rahatlıkların sefasını sürmedim.
Lise yıllarında New York a gidip sinema eğitimi alma isteğim ABD vizesi alıp New York a gitmeme kadar ilerleye bildi ama o okuldan içeri hiç bir zaman giremedim. Neden kabul etmediklerini anlamıyorum ama yakında çekeceğimiz kliplerimizde herkes ne kadar büyük bir yanılgı olduğunu görecek tabii ki. Bu dönemlerde girdiğim depresyonlarımda yine yanımda hep bu iki arkadaşım vardı. Onların sayesinde bu günleri atlatıp bunca yeteneği öğrenebildim. Çalmaktan çok zevk aldığım bas gitarımı tekrar elime verip asıl yapmam işi bir kez daha gösterdiler bana.
Karşı cinse karşı takıntılı makıntılı değilim. Zaten ne biçim bir cümledir bu anlamadım. Ne takıntısı bu onu da anlamadım. Sapık falan değilim . Hayatım boyunca bir iki kız arkadaşım bir tanecik da karım oldu. Ve onu çok seviyorum. Yok takıntı yaaa...
Eğlence dünyasında devleşeceğim günler mi? İşte bu günler çok yakın...Yalnız değilim!
İlgi çekici dış görünüşüm yüzünden her zaman sosyal biri oldum. Bi ara fotomodellik falan da yaptım da bir yerden sonra insan gerçekleri görüyor tabii. Hedeflerine doğru koşuyor.Sonraları düşündüm taşındım ve sanatımın yanına yine de ayrıca bir meslek koymanın doğru olacağını düşündüm ve Hukuk okudum ve şu anda bir avukatım.Hukuk öğrenimim boyunca ise Belgrad'da koruculuk yaptım. Sevgili patronuma burdan saygılarımı gönderiyorum kendisiyle çok uzun popoyıllar çalıştık. Öğrenimimin bitiminden bu yana da yani ortalama bir bucuk popoyıldır Paris'de bir şirkette çalışıyorum.Mesleğimi seviyorum.
Neyse efendim baktık lise yıllarından beri bas çalıyorum. E iyi de çalıyorum . Sesim de bayaa bi güzel (Sacideninkinden daha güzel :P ) Grupta solistlik ve bas gitar çalma işi bana verildi. Bu güne kadar da layıkıyla yerine getirdim getireceğim de...
Konserlerimizde genelde ya seyircilerin üzerine atlıyorum. Ya da müzikal işlerle ilgileniyorum. Enstrümanları akort ediyorum bi solo atıyorum fln. E tabi bi de ışık büyüsü yapıyorum... Grubun sakin adamıyım da denebilir. (atladığıma bakmayın)
Neyse grubumuzu kurduk temeli attık kim olduğumuzu anladık. Sonra yavaş yavaş kafamızı kaldırıp nerede olduğumuzu ve çevremizi gördük. İşte bu kafa kaldırma esnasında sevgili Sacide'mle nasıl da mükemmel bir çift olduğumuzu gördük ve evlendik :) Her ne kadar popomundo dünyası bunu puanlarımıza yansıtamamış da olsa ben kendisine yüzüğü taktım ve eşim olduğunu ilan ettim. Formalitelerde boğulmuyoruz.
Hatta sevgili eşimin ve benim dünyalar güzeli bir kızımız var artık. Şiir Sala. Gidişata göre bana benzeyeceğini düşünyorum. Renkli göz sarışın falan... Ama belli olmaz tabii. Sevgili yavrumuz da pek bir yoruluyor yollarda ama aslında o hayatından mutlu parmaklarıyla oynayıp duruyor :) günde bir kere de birbirimize agucuk yapıyoruz... tatlı kızım benim:) henüz sıddık amcasına alışamadı durmadan karşısındaki kocaman adama şaşkınlıkla bakıp duruyor. Neyse alışır yakında...
Bunların haricinde de artık İstanbulda yaşıyoruz.... Öğrencilerdi yetenekti derken zaten zaman su gibi akıp geçiyor... Tabii gelişmekte olan bir grup olmak hiç kolay değil... Çok yoruluyoruz...
Son günlerde ise turne heyecanıyla beraber bir konser ver ertesi gün sabahtan provaya gir aman yetenek geliştir. Hal falan kalmadı bizde. Tabii bi de sevgili eşimi düşünmek gerek. Kendisi turne ortasında doğum yaptı... Ama olsun iyi toparladı ve hatta ruh hali tavan yaptı. Hatta o anda çok kıskandım keşke ben doğursaydım diye ama mantıksız oldu tabii... neyse anlatacak başka bir şey göremiyorum. İşte kısaca hayatım işte biz....
Yolları tesadüflerle kesişen üç insanın maceralarını takpi edeceksiniz bundan sonra...
Karşınızda Jhonytut !..
Murat Sala
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder